|
ATATÜRK ve BAYRAK
Orhan Seyfi ORHON
19 Mayıs'ın en güzel sembolü, Samsun'dan, elden ele
Ankara'ya koşturulan bayrağımızda görüyorum. Bana öyle geliyor ki,
Atatürk'ün o enerji dolu ruhu bir alev gibi kıvrıla kıvrıla yaşıyor.
Bunda ona uyan her şey var: Hareket, enerji, ideal, şeref, şan...
Şimdi maddî varlığı gözümüzden silinen Atatürk, zaten bu bayraktan
başka bir şey değildi. Toplayıcı kudretiyle o bir bayraktı. Nerede
ayağa kalksa, etrafını, cazibesine katılanların gitgide genişleyen
daireleri sarardı; mihveri onun ayağının bastığı noktada olan daireler...
Hareket ve faaliyetiyle de bir bayraktı. Fırtınalarla dövüşmeyi
de ümit dolu rüzgarlarla dalgalanmayı da bilirdi. Bilmediği şey
sadece hareketsizlikti. Bazen orduların, bazen de en yeni, en ileri
fikirlerin başında onu gördük. Ölümünü bile yarıya indirilmiş bayraktan
anladık.
Samsun'dan Ankara'ya koşturan gençler, Atatürk'ün ruhunu taşıyor.
Elimizde bu bayrak dalgalandıkça, onun yolunda koşmaktan hiç umutsuz
olmayacağız. Ondan yeni bir kuvvet ve cesaret almak, istediğimiz
zaman gözlerimizi bu bayrağa çevirmek yeter. Başımızın üstünde onun
dalgalandığını göreceğiz. Hissedeceğiz ki, o yine bizimle beraberdir.
Bize yine ufukları gösteriyor. Engeller, tehlikeler, fırtınalar
gözümüzü yıldırmayacak. Çünkü biz bu bayrağın nerelerden geçtiğini
ve nasıl hedefine ulaştığını biliyoruz.
19 Mayıs Gençlik bayramı, Türkiye'nin millî hedefe doğru nasıl koştuğunu
gösteren bir işarettir. Atatürk'ün bir bayrak biçimine giren ruhu
başımızda dalgalana dalgalana bir koşuş. Bu gün hepimizin gönlünde
bu bayrak var ve onun bizi nasıl şerefli bir yarına doğru götürdüğü
en yakın örnekleriyle hatırımızdadır.
|